• MERVE ÇALIŞ

BEYNİMİZİN BİZE OYNADIĞI OYUN; PANİK ATAK

Merhaba sevgili okuyucularım; Başlıktan anlaşılacağı gibi panik atağı beynimizin bize oynadığı oyun olarak tanımlayabiliriz. Aslında çok kötü bir şey olacağını düşünmek ve tehlike altında olduğumuza dair bir yanılsamadır. Bu yanılsamaları gerçek olarak algıladığımızda fizyolojik ve psikolojik belirtilerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Beynimizin oynadığı bu oyun günlük yaşamımızı ve kaliteli zaman geçirmemizi olumsuz şekilde etkilemektedir. Araştırmalar panik atağın kadınlarda erkeklere oranla 2 kat fazla olduğunu göstermektedir. Şimdi gelelim peki panik atak olduğumuzu nasıl anlarız; Bir panik atağı, dakikalar içinde doruğa ulaşan ve o sırada aşağıdaki 13 belirtiden en az 4'ünün ortaya çıktığı, birden yoğun bir korku ya da yoğun bir içsel sıkıntının olduğu durumdur. DSM V-TR Panik Bozukluğu Belirtileri 1. Çarpıntı,kalbin küt küt atması ya da kalp hızının artması. 2. Titreme ya da sarsılma. 3. Terleme. 4.Soluğun tıkandığı duyumu. 5. Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma duyumu. 6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma. 7. Bulantı ya da karın ağrısı. 8. Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma duyumu. 9. Titreme, üşüme, ürperme ya da ateş basması duyumu. 10. Uyuşmalar (duyumsuzluk ya da karıncalanma duyumları). 11. Gerçekdışılık (gerçekdışı olma duyumu) ya da kendine yabancılaşma (kendinden kopma duyumu). 12. Denetimini yitirme ya da "çıldırma” korkusu. 13. Ölüm korkusu. Ataklardan en az birinden sonra, aşağıdakilerden biri ya da her ikisi de 1 ay (ya da daha uzun bir) süreyle olur: ✓ Başka panik ataklarının olacağı ya da bunların olası sonuçlarıyla (Örneğin; denetimimi yitirme, kalp krizi geçirme, çıldırma) ile ilgili olarak sürekli bir kaygı duyma ya da tasalanma. ✓ Ataklarla ilgili olarak, uyum bozukluğuyla giden davranış değişiklikleri (Örneğin; spor yapmaktan ya da tanıdık, bildik olmayan durumlardan kaçınma gibi panik atağı geçirmekten kaçınmak için tasarlanmış davranışlar) gösterme. Günlük yaşam içerisinde pek çok insan, zaman zaman panik anları yaşamakta ve bu sıralanan belirtilerden bir ya da birkaçını hissedebilmektedir. Bu elbette ki doğal bir süreçtir. Ancak bazılarımız, sürekli olarak bu belirtilerle ilgili derin düşüncelere dalarlar ve dikkatlerini yalnızca bu belirtiler üzerine yoğunlaştırmaya başlarlar. Peki tedavi sürecine gelecek olursak iki türlü tedavi süreci vardır. Bunlar ilaç tedavisi ve Bilişsel- davranışçı terapidir. Bilişsel-davranışçı terapi, panik bozukluğu tedavisinde etkinliği en iyi araştırılmış yöntem olup, sıklıkla tercih edilir. İlaç tedavisi: Panik Bozukluğunun tedavisinde, beyin sinir hücrelerindeki bozuk olan hormon faaliyetlerini düzelterek panik ataklarını önleyen ilaçlar kullanılmaktadır. İlaç tedavisi en az bir yıl sürdürüldükten sonra yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir. Bilişsel-davranışçı terapi: Hastanın, aslında tamamen zararsız olan panik atağı belirtileri hakkındaki yanlış bilgi ve inanışlarının düzeltilmesi amaçlanır. Ayrıca yerinde duyarsızlaştırma (in vivo) ile panik atağı geleceğinden korktuğu için tek başına bulunmaktan kaçındığı yer ve durumlarla aşamalı bir şekilde tekrar tekrar karşılaştırılması, böylece korkularının “üstüne gitmesi” sağlanarak korkularını yenmesi amaçlanır. Panik atak anında şunları yapmanızı tavsiye ederim; ✓Nefes egzersizi yapın. ✓Bir bardak suyu küçük yudumlarla için. ✓Meditasyon yapmayı deneyin. ✓Dikkat odağınızı değiştirin. ✓ Vücudunuzu gevşetin. Son olarak dediğim gibi panik atak beynimizin bize oynadığı oyundur. Bu oyunu yani düşünceleri değiştirmek ve semptomları yok etmek amacıyla bir uzman klinik psikolog ile görüşmenizi öneririm. Unutmayın panik atak terapi ile düzelebilecek bir problemdir. Okuyucularıma sağlıklı günler dilerim.

1 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU NEDİR?

Merhabalar sevgili okuyucularım, Otizm spektrum bozukluğu ya da bilinen adıyla otizm erken çocukluk döneminde başlayan, ciddi bir gelişimsel bozukluktur. Genellikle, oturma, yürüme gibi motor becerile

Kaliteli Bir Yaşam İçin, Kaliteli Uyku Şart!

Merhabalar sevgili okuyucularım, Yeterli miktarda ve kaliteli bir uyku büyük önem taşıyor. Toplumun yaklaşık yüzde 90’ı hayatının bir döneminde uykusuzluk problemiyle karşılaşıyor. Yeterli miktarda ve

ANKSİYETE (KAYGI BOZUKLUĞU) NEDİR?

Merhabalar sevgili okuyucularım, Kaygılar, günlük yaşamda karşılaştığınız sorunlar ile baş edebilmeniz için sizi hazırlayıp, daha hızlı karar verebilmenize ortam hazırlar. Kaygı aslında beyninizin s